İngiltere’nin kafkasya politikası ve ermeni sorunu (1917-1918)
Ermeni Araştırmaları Dergisi, 2013
Koleksiyon özeti
1917-1918'de İngiltere'nin Kafkasya politikasını ve bu politikada Ermeni unsuruna verilen rolü inceleyen Türkçe akademik makale.
Ermeni Araştırmaları Dergisi'nde 2013'te yayımlanan bu makale, 1917 Rus İhtilali sonrasında Kafkasya'nın Hazar üzerinden Orta Asya, İran ve Hindistan'a açılan stratejik konumu nedeniyle İngiltere için kazandığı önemi ele alır. Yazar, Rusya'nın savaştan çekilmesiyle Osmanlı ve Alman ilerleyişine açılan Hazar koridoru karşısında Londra'nın savunma önlemlerini ve Ermenileri bu politikada bir seçenek olarak konumlandırmasını tartışır. Koleksiyon açısından, Kafkas İslam Ordusu'nun 1918'deki Bakü harekâtının karşısında yer alan İngiliz stratejisinin (Dunsterforce'a giden çerçeve) arka planını sunması bakımından bağlamsal değer taşır.
Kaynağın kendi özeti
1917’deki Rus İhtilali I. Dünya Savaşı’nın ilgi alanı Kafkasya’ya çevirdi. Bölge, Hazar Denizi vasıtasıyla Merkezî Asya, İran ve Hindistan’a açılan bir kapı konumundaydı. Kafkasya’nın düşman güçlerinin eline geçmesi demek Hindistan yolunun düşmana açılması demekti. Rusya’nın savaş dışı kalması üzerine Osmanlı Devleti ve Almanya için Hazar koridoru açık hale geldi. Rus İhtilali, savaşın ilk yıllarında hayalî bir düşünce olarak değerlendirilen Pan Turanizm’in karakterini tamamen değiştirdi. İngiliz Dışişleri uzmanları bu hareketin ortaya koyacağı tehdit hakkında sayfalarca raporlar hazırlamaya başladılar. Doğu’daki İngiliz çıkarları açısından bir darbe niteliğini taşıyan gelişmeler İngiltere’yi Doğu Anadolu ve Kafkasya’ya yönelik savunma önlemleri almak zorunda bıraktı. I. Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından ele geçirilen toprakları savunabileceklerini ifade eden Ermeniler İngiltere’nin bölgeyi düşman ilerleyişine karşı koruma politikasında başvuracakları ilk seçenek oldu. 1915 Ermeni olaylarını “Türkiye’de Hristiyanlığın yok edilişi” şeklinde savaş propagandası olarak kullanmış olan İngiltere, bu sefer de Doğu Anadolu’da Rusya tarafından terk edilen toprakları koruyup Kafkasya’yı savunmak için bölgedeki Ermeni askeri gücüne başvurdu. I. Dünya Savaşı esnasındaki İngiliz-Ermeni işbirliği, Rusya’daki gelişmelerden sonra zirve noktalarından birini yaşadı. Para ve altın desteği ile silahlandırılan Ermeniler, Doğu Anadolu, Kafkasya ve Mezopotamya’ya yönelik Türk ve Alman tehdidine karşı İngiltere tarafından bir bariyer olarak kullanıldılar. Aslında I. Dünya Savaşı’nın başından beri Türklere karşı belirlemiş oldukları tavırlar sebebiyle Ermenilerin de savaşmaktan başka çareleri yoktu. Zorunlu işbirliği sürecini kendileri açısından değerlendirmeye çalışan Ermeniler savaştan sonraki politik gelecekleri hakkında İngiltere’den somut garantiler istediler. İngiltere, Rusya’nın savaştan çekilmesi üzerine Ermenilerin “Batı Ermenistan” olarak adlandırdıkları Doğu Anadolu’nun politik geleceği sorunuyla tekrar baş başa kalmıştı. Bu dönemde düşmanı durdurmak için Doğu Anadolu ve Kafkasya’da önemli ölçüde Ermeni gücüne ihtiyaç duyan İngiltere savaştan sonra Bağımsız Ermenistan’a yönelik ciddi vaat ve göndermelerde bulundu. İngiltere’nin bu savunma politikası Türk ordusunun Doğu Anadolu’yu ele geçirip Kafkasya’ya ilerlemesini durduramadı. Sonuç, sadece silahlandırılmış olan Ermenilerin gerçekleştirdikleri katliamlar oldu. İngiliz politikaları doğrultusunda desteklenen Ermeniler, Doğu Anadolu ve Kafkasya’da büyük bir Türk katliamı sergilediler. İngiliz politikaları bölgede yaşanan trajedinin zeminini oluşturmuştu.
Dizin
- Birlikler ve kurumlar
- Osmanlı DevletiAlmanyaRusyaİngiltere Dışişleri Bakanlığı
