TADİV
MakaleAçık erişimdiplomasisiyasi tarih

Misak-ı Millîye Göre Kuzeydoğu Sınırları ve Türk-rus İlişkilerine Etkisi

Ali Ata Yiğit · Türk Dünyası Araştırmaları, 2017

Koleksiyon özeti

Misak-ı Millî çerçevesinde Kars, Ardahan ve Batum'un statüsünü ve bunun Türk-Rus ilişkilerine etkisini inceleyen makale.

Ali Ata Yiğit'in Türk Dünyası Araştırmaları'nda yayımlanan makalesi, 1878 Berlin Antlaşması'yla Rusya'ya bırakılan Kars, Ardahan ve Batum'un 1918'de Brest-Litovsk Antlaşması ile Osmanlı Devleti'ne iadesini ve Mondros Mütarekesi sonrasında İngiliz işgaliyle değişen durumu ele alır. Yazar, İngiltere'nin Kafkasya'da Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan üzerinden bir "Kafkas Seddi" kurma girişimini ve bunun Türkiye ile Sovyet Rusya'yı yakınlaştıran konjonktürü nasıl doğurduğunu tartışır. Koleksiyon açısından değeri, Kafkas İslam Ordusu harekâtının hemen öncesi ve sonrasındaki diplomatik-toprak çerçevesini (Brest-Litovsk, Batum, Mondros) aydınlatmasıdır.

Kaynağın kendi özeti

Osmanlı Devleti 13 Temmuz 1878 tarihli Berlin Antlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum’u Rusya’ya bıraktı. Bu durum 1918 yılına kadar sürdü. Rusya’nın Bolşevik ihtilalinden sonra imzaladığı Brest-Litovsk Antlaşması ile söz konusu topraklar Osmanlı Devleti’ne iade edildi. Ancak Mondros Mütarekesi’nden sonra İngilizler bu bölgeyi işgal ettiler ve daha sonra Ermenilere ve Gürcülere teslim ederek çekildiler. İngiltere, Bolşevik ihtilalinden sonra Kafkasya’da kurulan Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ı nüfuzu altına almak ve böylece Türkiye ile Rusya arasında bir Kafkas Seddi oluşturmak istiyordu. Bu husus işgal altında tuttukları İstanbul’a ve Anadolu’ya hâkim olabilmeleri açısından önemliydi. Zaten Rusya’ya hâkim olan yeni rejimin niteliği ve ideolojik etkileri Batı dünyasını rahatsız ediyordu. İngiltere’nin karşıt tutumu ve yayılmacı politikası ise, Rusya tarafından bir tehdit olarak algılanıyordu. Böylece Türkiye ve Rusya’yı birbirine yakınlaştıran bir konjonktür ortaya çıkmış ve bu durumu doğru değerlendiren Türkiye’nin teşebbüsüyle ilişkiler gelişmiştir. Türk-Rus ilişkilerini etkileyen en önemli husus, Kars, Ardahan ve Batum’un Misak-ı Millîye dâhil olmasıydı. Ermenistan’ın işgal ettiği topraklarda Müslümanları göçe zorlaması ve on binlerce sivili katletmesi üzerine, TBMM’nin kararıyla Ermeni kuvvetlerine karşı askerî harekât yapıldı. Kars ve çevresi kısa zamanda kurtarılarak, 2 Aralık 1920’de Ermenistan’la Gümrü Antlaşması imzalandı. Akabinde Bolşevik kuvvetleri Ermenistan’ı işgal ederek, İngilizlerle işbirliği içinde olan Taşnak Hükûmeti’ni devirdi. Bu gelişmeler üzerine Gürcistan, Türkiye ile anlaşmak istedi. Türkiye, Misak-ı Millîye dâhil olan toprakların iade edilmesini istiyordu. Müzakereler sürerken, Kızıl Ordu birlikleri de Gürcistan’ı işgal etmeye başladı. Bunun üzerine Türkiye, Gürcistan’a ültimatom vermek suretiyle Ardahan, Artvin, Ahıska, Batum ve Ahılkelek’i aldı. Ardından Türkiye ile Sovyet Rusya arasında devam eden Moskova müzakereleri sonuçlandı. 16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova Antlaşması’yla, Gümrü Antlaşması’nda yer alan sınırlar teyit edildi. Ancak Borçka, Şavşat, Artvin ve Ardahan’ın Türkiye’ye ait olduğu kabul edi¬lirken, Türkiye’nin Ahıska, Batum ve Ahılkelek üzerindeki egemenlik hakları bazı şartlarla Gürcistan’a bırakıldı.

Dizin

Birlikler ve kurumlar
Misak-ı Millî

Kaynağın anahtar kelimeleri

Ardahan · Batum · Kars · Misak-ı Millî · Rusya · Türkiye