Brest Litovsk Barış Antlaşması’nın Siyasi Sonuçları (Sovyet Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu Açısından)
Marziye Memmedli; Hilal Akgüller · Belgi Dergisi, 2020
Collection summary
A scholarly article examining the political consequences of the Treaty of Brest-Litovsk (3 March 1918) for Soviet Russia and the Ottoman Empire.
This article by Marziye Memmedli and Hilal Akgüller, published in Belgi Dergisi (2020), examines the Bolsheviks' efforts to exit the First World War after the October Revolution and the Treaty of Brest-Litovsk signed on 3 March 1918 by Germany, Russia, the Ottoman Empire, Bulgaria and Austria-Hungary. It discusses the negotiations, divisions within Bolshevik politics, German pressure, and the treaty's political consequences for the Ottoman Empire. For the collection it provides the legal and political background that enabled the Ottoman advance into the Caucasus in spring 1918.
The source's own abstract
Rusya’da Ekim İhtilaliyle iktidara gelen Bolşevikler, yayınladıkları bildiri ile tüm savaşan devletlere, savaşı sona erdirme ve ateşkes çağrısında bulunmuştur. Yapılan görüşmeler sonucunda 3 Mart 1918 tarihinde Almanya, Rusya, Osmanlı Devleti, Bulgaristan ve Avusturya Macaristan İmparatorluğu arasında Brest Litovsk Barış Antlaşması imzalanmıştır. I. Dünya Savaşı’na İtilaf Devletleri sırasından katılan Rusya İmparatorluğu, savaş sürecinde iç politikasında sorunlar yaşamış ve bütün bunlar Rusya İmparatorluğunda Çar rejiminin kaldırılması ile sonuçlanmıştır. Daha savaşın ilk günlerinden I. Dünya Savaşını emperyalist güçlerin kendi aralarında çıkar savaşı olarak nitelendiren Bolşevik Partisi başta Lenin olmakla birlikte hakimiyeti ele aldıktan sonra ilk iş olarak, Rusyayı I. Dünya Savaşından çıkarmaya çalışmıştır. Ekim Devrimi zamanı onlarla aynı cephede olan birçok parti bu meselede onlarla aynı düşünceleri paylaşmadığından bu mesele hâkimiyet buhranını getirmiş, hatta Sol Eserler Temmuz ayında bu sebeple isyan bile çıkarmıştır. Ayrıca, Alman İmparatorluğu Bolşeviklerin ateşkes isteklerini doğal olarak güçsüzlük göstergesi olarak kabul ettiklerinden barış için şartları zorlayan Bolşeviklerin bile kabul etmeyeceği kadar ağır şartlar ileri sürmüştür. Durumun Rusya’nın aleyhine cereyan ettiğini anlayan Bolşevikler, Trotski’nin deyimiyle “ne savaş ne barış” sloganını ileri sürseler de Almanların ateşkesi kaldırarak 1918 yılının ilk aylarında hızlı bir şekilde Rusya arazilerine girmesi ve başkent Petrograd’ın 40 km’sine kadar gelmesi Bolşeviklerin Alman İmparatorluğunun ağır şartlarını kabul ederek onlarla ilk başta ateşkes, sonrasında ise Brest Litovsk Barış Anlaşması’nı imzalamasına sebep olmuştur. Bu anlaşmayla Rusya’da hakimiyeti ele alan Bolşevikler, Finlandiya, Ukrayna, Baltık Denizi kenarındaki arazileri, Belarus’un bir kısmını, 1877-78 yıllarında yapılmış Rus-Osmanlı Savaşının sonucu olarak elde ettiği Kars, Ardahan, Batum vilayetlerini terk etmeyi, Ukrayna Halk Cumhuriyetinin bağımsızlığını tanımayı, ordu ve deniz kuvvetlerini silahsızlandırmayı, müttefik devletler için yaptığı propagandalara son vermeyi kabul etmiştir. Sovyet Rusya, Brest-Litovsk Antlaşması ile nüfusunun %34’ünü, topraklarının %32’sini (Polonya, Baltık devletleri, Finlandiya, Ukrayna ve Beyaz Rusya topraklarının bir bölümünü), sanayi şirketlerinin %54’ünü, demir yollarının %33’ünü, demir cevherinin %73’ünü, kömür madenlerinin %90’ını kaybetmiştir. Ama Sovyet Rusya ile Brest Litovsk Antlaşması, Rusya için büyük kayıplara sebep olmuşken, metni imzalayan diğer ülkeler açısından farklı sonuçlara sebep olmuştur. Özellikle Osmanlı Devleti, bu antlaşma sayesinde işgal altında bulunan Kars, Ardahan ve Batum vilayetlerini geri alabilmiştir. Ayrıca Rusya'nın milletlerin mukadderatını tayin hakkını tanımış olması, Osmanlı Devletinin de ortaya çıkan bu durumdan istifade etmesine neden olmuştur. Bir zamanlar Rusya İmparatorluğunun işgal ettiği bazı devletler, Doğu Avrupa’da Polonyalılar, Ukraynalılar, Baltık halkları, Güney Kafkasya’da Azerbaycan Türkleri, Gürcüler ve Ermeniler kendi cumhuriyetlerini ilan etmiş ve Sovyet işgaline kadar bağımsız devlet olarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu çalışmada, genel anlamda Sovyet Rusya’yı Brest Litovsk Antlaşması’na götüren yol, antlaşmanın imzalanmasından sonra gelişen olaylar, barış antlaşmasının imzalanmasından sonra doğan sonuçlar hem Sovyet Rusya, hem de Osmanlı Devleti açısından değerlendirilmiştir. Brest Litovsk Antlaşması sadece birkaç ay yürürlükte olan bir antlaşma olsa da, ister Sovyet Rusya, isterse de Osmanlı Devleti açısından farklı sonuçlar doğurmuştur. Müttefik devletlerin mağlubiyeti Sovyet Rusya kadar Osmanlıyı da etkilemiş, Rusya'nın sınırları dahilinde iç savaşın kızışmasına, bir zamanlar Rusya'yla aynı cephede savaşan İtilaf devletlerinin hakimiyetteki Bolşeviklere karşı Çar taraftarlarını silahlandırarak onlara karşı savaş açmalarına, Müttefik devletlerinin yanında I. Dünya Savaşını kaybeden devletler sırasında ise Osmanlı Devletinin önce Mondros Ateşkesinin daha sonra ise onun için alçaltıcı Sevr Antlaşmasının imzalamasıyla sonuçlanmıştır. Sonuç itibariyle Brest Litovsk Antlaşması, her ne kadar uzun süreli bir barış olmasa da antlaşmayı imzalayan taraflar açısından ne gibi sonuçlar doğurduğu ve önemi açısından mühim bir barış olduğu görülmektedir.
Index
- People
- Lenin
- Units and institutions
- Osmanlı İmparatorluğuSovyet RusyaBolşevik Partisiİtilaf Devletleri
The source's keywords
Birinci Dünya Savaşı · Bolşevik İhtilali · Brest Litovsk Antlaşması · Osmanlı İmparatorluğu · Sovyet Rusya
